19 Haziran 2014 Perşembe

Carlos Ruiz Zafon

Tüm dünyanın tanıdığı,benim kış şenliğinde gelen hediye kitapla tanıştığım ve 
serisini tez elden okuduğum bir İspanyol yazar..Hatta Rüzgarın Gölgesi İspanya da Don Kişot'tan sonra en çok satan kitap olmuş!!
1964 - 
Bendeki kitapları :
1.Cennet Mahkumu(hediye geldi-yorumu-)
2. Rüzgarın Gölgesi                                  
3. Meleğin Oyunu
4. Sisler Prensi 
           Bunlardan ilk üçü bir üçleme, istediğin sıradan başlanabiliyormuş ancak olayların sıralaması 3-2-1 şeklinde. ben listede sıraladığım şekilde okudum...olayları algılamamda her hangi bir sorun yaratmadı.
           Olaylar Sempere&Oğulları kitabevi ve oraya gelip giden kişiler etrafında dönüyor.. İspanyadaki iç savaş anlatılırken, mistik olaylar da işin içine karışıyor. gerçeğin ve düş gücünün harmanlandığı çok güzel bir kitap. Özellikle bir unutulmuş kitaplar mezarlığı var ki her kitap kurdunun hayali :) 
Her kitapta enteresan diyebileceğim bir yazarın hayatı da olay örgüsüyle iç içe. hem Sempere ailesinin üyelerini, hem yazarları,hem her köşe başından çıkan kendi şahsına münhasır karakterleri görebiliyorsunuz.
           Fazla uzatmayayım. Benim gibi tuhaf sokakları, uçuşan pamukçukları, garip kişileri, mistik olayları ve sırları seven herkese şiddetle tavsiye edilir...Sonuçta hepimiz bir mucizeyi yaşıyoruz :)
Herkese keyifli okumalar :)
            

16 Haziran 2014 Pazartesi

Bahar Okuma Şenliği

elim varmıyor bu postu yazmaya :( ilk defa bu şenliği tamamlayamadım..
bahar aylarında,kış gibi kitap okunamıyormuş demekki!!
Pinuccianın hazırladığı bu etkinlikte yer alan ve tamamlamayı başaran tüm arkadaşları 
tebrik ederim :)
Listem :
05 Mayıs 2014

1)  5. Kategori (20 p) : Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara 
   Debbie Macomber - Gül Limanı Oteli - Epsilon Yayınları- 380 s

2) 6.Kategori (20 p) : Şimdiye kadar hiç bir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap 
okuyanlara 
   Isabel Abedi - Lucian (cep boy)- Nemesis Kitap - 511 s

3) 7. Kategori (20 p) : İlk kitabı 2010 yılında veya sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara 
   Ayşe Erbulak - Limoni Ölüm - Destek Yayınları - 416 s

4) 9.Kategori (20 p) : Kütüphanesinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara 
    Julio Cortazar - Seksek - YKY - 645 s

5) 4. Kategori (15 p) : Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok)
   Shakespeare'den Hikayeler - W. Shakespeare - Türkiye İş Bankası - 286

…………………………………………………………………………………………………………………………
15 Haziran 2014

6) 11. Kategori ( 25 p) : Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara 
      Oblomov – İvan Aleksandroviç Gonçarov – Antik Batı Klasikleri – 528 s

7) 1. Kategori (10 p) :Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)
    Gölge ve Kemik – Leigh Bardugo – Martı -(Blogger arkadaşlar)-382 s
8) 2. Kategori (15 p) : Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok) 
   Attila İlhan - ben sana mecburum bilemezsin - İş Kültür Yayınları – 156 

Toplam Puan : 145
Toplam Sayfa Sayısı :3304

Maalesef 1200 sayfalık seriye başladım ama bitiremedim az kalmıştı :( Bu etkinlikten buruk ayrılıyorum ama olsun,listelerden bir sürü yeni kitap ekledim kendi belleğime..yaz tatili geldi,artık daha rahat okurum,şimdiden herkese keyifli okumalar,huzurlu tatiller :)

12 Haziran 2014 Perşembe

Harikalar Dünyasından harika hediyem :)

Öncelikle postu biraz geç hazırladığım için Mehlika arkadaşımdan özür diliyorum..
Çekilişten bana çıkan Marilyn Monroe tepsim artık 
mutfağımdaki yerini aldı :) çok beğendim.. bugün kahvaltıya gelen arkadaşımdan da ilk 
konu komşu ,arkadaş beğenisini aldı :) 
iyi ki bana çıkmış :))
Mehlikacım çok teşekkür ediyorum,ellerine sağlık..Harikalar Dünyası'nı hepinize tavsiye ederim.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

mimlenmiş miyim bir şey olmuş :)

Bu mim olayı nedir diye sağa sola bakarken, müptezel arkadaşım beni mimledi. Böylece yaparak,yaşayar öğrenme modeline bir örnek oldum sanırım.
Sorulara cevaplarım şu şekildedir efendim :

1- BLOG AÇMA HİKAYENİZ NEDİR?
   En yakın arkadaşım Nurçin (moriçe) blogumu açıp ,bir de açılış postu hazırlayarak bana hediye etti :) yani bu blog bana bir hediye :)

2-BLOG İSMİNİZ NEREDEN GELİYOR? NEDEN BU İSİM?
  İtiraf ediyorum üniversitedeyken aldığım bebeğimin adı :) hep yatağımın üstünde dururdu...lütfen psikolojimi sorgulamayın :)

3- HANGİ MEVSİMİ SEVERSİNİZ?
  sonbahar... 

4-BU MEVSİM SİZE NEYİ ÇAGRIŞTIRIYOR?
renklerin ve olasılıkların sonsuzluğunu...

5-KIRMIZI RUJ MU YOKSA EYE-LİNER MI?
becerebildiğim kadar eyeliner :)

6- BLOG  YAZMAK SANA NE KAZANDIRDI?
çevreye benim gibi bakan gözler...

7- KİTAP OKUMAK MI YOKSA BİR ŞEYLER YAZMAK MI?
becerebilsem yazmayı çok isterdim,ancak o yetenekten yoksun olduğum için okumak :(

8-ŞİİR Mİ YOKSA ROMAN YA DA HİKAYEMİ?
roman

9- EN ÇOK ETKİLENDİGİN FİLM?
çikolata...hem istediğini yapıyorsun hem de johnny depp ile tanışıyorsun :)

10- ÖGRENCİ OLMAK MI YOKSA İŞ HAYATINA ATILMAK MI?
öğrenciiiiiiiiiiiiiii

11- KİTAP OKUMAK MI FİLM İZLEMEK Mİ?
filmler henüz kitaplar kadar zengin içerikli değil..

12- HANGİ TÜR KİTAPLAR YA DA FİLMLER?
farklı kişilikler,gizemli olaylar,tekinsiz sokaklar içeren kitaplar ilk tercihimdir...

13- KLASİK GİYİNMEK Mİ YOKSA SPOR MU?
karmakarışık :)

14- ALMAKTAN ASLA VAZGEÇEMEYECEGİNİZ ŞEY?
kitap..

15- EN SEVDİGİNİZ YEMEK NEDİR?
içli köfte(malesef yıllardır aradığım gibisini bulup yiyemedim)

16-EN SEVDİGİN DİZİLER?
sitkom

17- ÖZEL BİR YETENEGİN OLSAYDI BUNUN NE OLMASINI İSTERDİN?
uçmak :)

18-HASTA OLMANIN EN KÖTÜ YANI NEDİR?
devamlı ağrıyan bir yerinin olması

19- ALINACAKLAR LİSTEN VAR MI? İLK BEŞİ NEDİR?
benim hep alınması gereken bir siyahlar listem vardır :) gider gider acayip renkleri alırım,o liste hiç bitmez :D

20- İLK ALDIGIN MAKYAJ MALZEMESİ?
renksiz rımel ne işime yaradıysa :)

eğlenceli bir etkinlikmiş :) müptezele teşekkürler..

20 Mayıs 2014 Salı

Attila İlhan - ben sana mecburum

ne zamandır post yazmıyordum..moralim bozuktu herkes gibi..tam yazmaya karar verip oturdum 
tv de yine densiz konuşmalara denk geldim..ama vazgeçmiycem...
attila ilhan benim için önemli bir yazar onu es geçemem..
iş bankası kültür yayınlarından çıkan kitap 156 sayfa.
meşhur şiiri "ben sana mecburum" da bu kitabın içerisinde. aldığım günden bugüne içinden
okuduğum şiirler olmuştu ama ilk kez bahar şenliği için baştan sona kitabı okudum ve
daha öncesinde görmediğim bir kısımla karşılaştım sonunda. 
yazar her şiiriyle ilgili yorumunu kitabın sonunda yapmış.
bunu farkettikten sonra her şiiri bir de kendi değerlendirmesiyle okudum.
gerçekten çok faydalı oldu. en azından şiirleri içselleştirmek biraz daha kolaylaştı.
ayrıca kitap kendi içinde bölümlere ayrılmış...sadece aşk şiirleri değil
toplumcu şiirler de var..attila ilhan'ın solcu yanının ağır bastığı ve
kuvayi milliye ruhunu anladığı askerlik dönemlerinden şiirleri de mevcut...
velhasıl aşkın,devrimin,sokakların,lambaların,köylülerin,kırışıklıkların,karpuzların ,bıcakların
kısacası hayatın cirit attığı bir kitap..herkese tavsiye ederim..
bu kitabın benim için bir diğer önemi ise
benim için imzaladı
evet yanlış görmüyorsunuz imzalı :) çok mutlu olduğum bir gündü...gerçi senesine kalmadı vefat etti :(
şu sıralar izmitte kitap fuarı olmasına rağmen imza almaya korkuyorum :)
neyse uzatmadan bir şiiriyle bu posta bir son vereyim..
sen burda bir yabancısın 
bu rüzgarın tadı senin hiç tatmadığın
bu yolcular bilmediğin bir yerden geliyor
konuştukları dil ömrünce duymadığın
gözlerini sakla sen burda bir yabancısın
akşam tren raylarına yağmur yağıyor

devrilmiş bu sokak ayak basmadığın
çarmıha gerilmiş afişler ıslanıyor
karanlıkta bir kadın tanımadığın
bir şeyler söylüyor anlamadığın
şüpheli oteller üstüne geriniyor
sen burda bir yabancısın saklanmalısın
akşam tren raylarına yağmur yağıyor

not: bu post tıpkı attila ilhan gibi büyük harf kullanmadan yazılmıştır. sanırım harflerin eşitliği de insanlarınki kadar önemli...



8 Mayıs 2014 Perşembe

İvan Aleksandroviç Gonçarov - Oblomov

Adı : Oblomov
Yazarı : İvan Aleksandroviç Gonçarov
Çevirmen : Leyla Şener
Yayınevi : Antik batı klasikleri
Sayfa Sayısı : 528



Tembelliğe yeni bir boyut getiren Oblomov hayatta rahat yatağından kalkıp, giyinip, hazırlanıp
bu fotoğrafı çekinebilmek için arabalara,vapurlara binmezdi. 
belki ara sıra "acaba adalara gitsem mi,bak ne güzel bahar geldi" diye düşünür,
sonra yolda başına gelebileceklerden,denize düşme ihtimalinden, istediği yiyeceği bulamayacağından
korkar ve bunu biraz daha planladıktan sonra yapmaya karar verirdi. 
böyle böyle yapmak istediği şeyi unutur,mevsimler değişir ve O hep bilindik yatağında yatar,
Zahar'ın getirdiği çayı içer, tozu almayışına kızar sonra neye kızdığını unutur,gelen gidenin soğuk taşımasından endişelenir ve nitekim
güvenli odasından çıkmadan yaşar giderdi. Ta ki aşk kapısını çalana kadar.
Alın size beylik bir soru " aşk mı yaman tembellik mi?"
cevabı bulan haber versin :)
*
Çoktan tanışmış olmama gereken Oblomov işte az çok böyle biri.
Arka kapağa göre Oblomov rahatı ve tembelliği ile Rusya ve doğu toplumunu, arkadaşı  Ştoltz ise disipliniyle
Avrupa'yı temsil etmektedir.
ancak bir incelemeden çok kendi hislerimi yazmayı sevdiğim için daha fazla detay vermiyor,
en kısa zamanda size Oblomovla baş başa keyifli bir akşam diliyorum :)
*
İvan Aleksandroviç Gonçarov

18 Haziran 1812'de Simbirsk(şimdiki adı Ulaynovsk) / Rusya da doğmuştur.
Zengin bir ailesi vardır. Üniversite mezunudur ve 30 yıl memurluk yapmıştır.(benim de hazin sonum)
çevirileri,şiirleri,kısa öyküleri vardır ancak en ünlü yapıtı budur.
Oblomov o kadar gerçek bir karakter olmuştur ki Lenin'in Ekim devriminde ondan mücadele
etmeleri gereken düşman olarak bahsetmiştir.
Gonçarov hiç evlenmemiş tek başına St Peetrsburg'da 1891'de ölmüştür.