21 Ağustos 2013 Çarşamba

Yürüdüğüm Sokaklar 1-kendime notlarım,alışveriş önerilerim ya da bunun gibi şeyler


    aslında bir gezi bloggerı olmamama rağmen, ki ben her hangi bir şeyin bloggerı olabilecek kadar azimli değilim zaten, gittiğim yerleri sonrasında bana da bir çeşit hatırlatma sağlasın diye yazmaya karar verdim.

ilk yurt dışı gezim: İTALYA (2008)



NOT: fotoğraf makinemin ayarlarının maalesef orada bozulmuş olması bana pek bir anı bırakmadı.

 VENEDİK

      gerçekten çok güzeldi. girdiğimiz dükkanlarda hemen konuşmamızdan türk olduğumuzu anlayıp netten türkçe kalıp cümleleri açarak bizimle konuşmaya başlıyorlardı. hatta vitrinin önünde durup baktığımız şeyler hakkında yorum yaparken "acaba bu ne kadar?" diye aramızda konuştuğumuzda kapı kenarında dikilen adam "15" diye cevap vermişti :)

  •  bir kırtasiyeden pinokyo,kalem ve not defteri almıştım. o pinokyonun italyanın en pahalı pinokyosu olduğunu nerden bilebilirdim :) türkçe konuşmalarına aldanıp sempati kurmayın. pinokyoların hepsi Pisa nın girişindeki pazarda daha büyük ve daha ucuz kesinlikle!!



  • Not: benim gibi gittiği yerlerden oyuncak bebek toplayanlar varsa en güzel balo kıyafetli bebekler venedikte. ilk yerden almamak daha çok gezip görmek isteyen ben, istediğim gibi bir şeye bir daha rastlayamayıp bir pinokyoyla yetinerek ellerim boş soluğu roma hava alanında almıştım. ve nasıl olduysa şuanda o pinokyoyu da kaybettiğim için bebeklerimin arasında italya ya dair hiçbir şey yok..


 FLORANSA

kesinlikle italyada yaşasam floransada otururdum dedirten bir yerdi benim için. üstünde evler olan köprüsü Ponte Vechio "koku" filmini izlemiş olanların bilebileceği parfum yapılan köprünün aynısı. Arno nehrinin kenarı boyunca devam eden yolun kenarındaki beton duvarlar kesinlikle oturmaya çok müsaitti ve ben tüm vaktimi orda oturarak geçirebilirdim.

  • floransadaki pazardan deri şeyler alınabilir. çok güzel çantalar vardı. 
  • kestanecide bize "kestane kebap yemesi sevap" diyerek bir kez daha bizi şaşırtmış oldu. ama kanıp bu sefer alışveriş yapmadık :D
  • foto netten.
VATİKAN 



  • kılık kıyafete dikkat ederek gitmek lazım. içerde yüksek sesle konuşmak da yasak.
  • içerisi gayet şaşalı. her yerden izlendiğinizi hissediyorsunuz. italyanın her yerinde papa ya da aziz heykelleri, büstleri veya oymaları sağa sola çevrilmiş bakışlarıyla sizleri takip ediyor. bu biraz can sıkıcı.
  • bu fotoğraf makinesinin insaflı olduğu bir döneme denk gelmiş. gölgede daha iyi çekiyordu zaten. klasik bir görüntü. içeri girmeden hemen önce çekmiştim.zaten içerde de fotoğraf çekemiyorsunuz.

PİSA 


  • o kadar yolu gidip aman görmesem de olurmuş dediğim bir yer. çimenliğin ortasında pisa kulesi ve müze vardı. bana pek sıcak bir duygu vermedi.
  • sadece pisa ya giderken içinden geçilen pazar gibi bir yer diğer yerlere göre daha ucuz . hintli ya da yabancı kökenli satıcılar var. uygun fiyata bir sürü ıvır zıvır bulmak mümkün.
  • kazık yediğim ilk pinokyodan sonra hediye etmek için bir kaç pinokyoyu tanesi 3 euro ya aldıgımı hatırlıyorum. üstünden baya zaman geçti tabi.






ROMA 

  • Roma da bulunan tüm gezi tozu yerleri artık herkesçe malum. aşıklar çeşmesinden, zafer takına, collezium dan ispanyol merdivenlerine her yeri gezdik. tarihi ve estetik binalarla dolu. müzeler cabası.
  • herkes buralarla ilgili bilgileri bulabilir tabiki. ben sadece dikkate dilmesi gereken bir iki şeyden bahsetmek istiyorum. kalabalık olduğu için cepçilik yaygın. turdan bir arkadaşın arka cebinden cüzdanını yürüttüler aşıklar çeşmesinde mesela ve bir şey yapamadık. çok leyla gibi gezmemek lazım.
  • yaya geçitleri diğer avrupadaki ülkelerdeki gibi güvenli değil. gözü kara yola atlamayın. kesinlikle türkiye kuralları geçerli. karşıdan karşıya geçerken dikkat etmek gerekiyor.
  • motorsikletliler çok fazla var ve yollar dar yürürken de dikkat etmek lazım.
  • mağazalarda çok cici şeyler var ben onlara bakmaktan aslında pek başka bişeye bakamamıştım :) kendime kolye küpe falan almıştım. değişik şeyler bulmak mümkün.
Italya da gezilip görülecek bir sürü başka yer de var. gezim çok eksik kalmış. Vezüv'ü hala görmüş değilim mesela. bir dahaki gidişimde 1 bebeğimi bulup raftaki yerine koyucam 2 daha az populer yerlerde gezip italyanın kahve keyfine bakıcam.

ha unutmadan coffee denildiğinde espresso veriyorlar. capuccino /mocca istemekte fayda var. ben üçüncü denememde kendime göre bir kahve bulabilmiştim( ve itiraf edeyim gidip yan masadakilere ne içtiklerini sormuştum)

bir de hot milk demezseniz soğuk süt ekliyorlar kahveye. benim ilk seyahatimdi o yüzden böyle basit şeylerde bile zorluk çektim. şimdi her şey daha basit tabiki. ama olur da benim gibi ilk kez yurt dışına çıkacak olan varsa bu yazımı onlara ithaf ediyorum :)

19 Ağustos 2013 Pazartesi

aa bu da bitti :)


      Yarışma sayesinde raftan alıp okumaya tembellik yaptığım bir sürü stok kitabımı hızla okumaya devam ediyorum.. Aslında olay tembellik de değilde bir anda bir çok kitap alınca ilk hızla biraz okuyor sonra başka kitap alıp onları okumaya başlıyorum öncesinde aldığım kitaplardan okunmadan kalıp birikenler oluyordu. böylece her kitap alışverişi sonrası kalan bir iki kitap stok oluşturmaya başlıyor. Neyse iyi ki bu stok varmış hemen hemen hepsi bu yarışmaya yaradı :)

       Bugün Güzel Sarı Tuna'yı bitirdim. Jules Verne'nin hiç duymadığım bir kitabıydı. adında renk geçmesi yarışma kitaplarımın arasına girmesine vesile oldu. Başka türlü bir süre daha rafta bekleyebilirdi.

       Tuna nehri boyunca yaşanan güzel bir yolculuğu anlatan ve hatta bu tekdüze örgü içerisine heyecan katabilen ve dahası karakterler hakkında yapılan tahminlerimizle bile oynayan beklenmedik bir sonla keyif veren cici bir kitaptı.

       Kitapta geçen bir özdeyiş de çok hoşuma gitti  "olta dediğimiz şey bir ucunda ara sıra, öbür ucundaysa her zaman bir aptalın takılı olduğu bir alettir!"

       Oltaya gelmemek dileğiyle...


15 Ağustos 2013 Perşembe

Natalie'nin hediyesi



Natalie gelinimizin annesi. yılda bir iki kez Türkiye'ye geliyor. bu sene gidişi biraz ani oldu hızla evde bulduğum şeylerle paketleme yaptım hoşuma gitti. ne zamandır böyle şeylerle uğraşmaya vaktim olmamıştı. insanlık için küçük ama benim için büyük bir adım oldu :)


az kaldı yetişiyorum :)



İzmir Büyücülerini okuduktan sonra o hızla bir serinin ilk kitabı olmayan kategorisindeki kitabımı , Ateşi Yakalamak-Açlık Oyunları serisi- da okudum. bir solukta bitti fantastik ve kurgu kitapları sevdiğim için okumam pek zamanımı almadı. listemin henüz son iki maddesine kitap bulamamış olsam da diğerlerinde hızla yol katediyorum. adım da soyadım da pek kahraman olacak şeyler değil, adımdaki yazarlar da pek benim okumaya düşkün olduğum şeyler yazmamışlar..halen aramaktayım..

13 Ağustos 2013 Salı

İlk kitabım


şu ana okumakta olduğum İzmir Büyücüleri'ni birinci kategori olan

 ·                     Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.

kategorisi için seçtim. 

pek beklediğim gibi gitmiyor inşallah sonuna doğru güzel bir şeyler olur..

diğer kategoriler için de tek tek kitaplarımı ayarlamaya başlıyorum..

Pinuccia'nın kitap etkinliği



Pinuccia'nın okuma etkinliği için çalışmalara 


başladım..önce listemizi hazırlamaya çalışalım 


bakalım..yetişemesem de ne yapalım artık :)

güzel bir başlangıç..

http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/07/2013-yaznda-hem-okuyalm-hem-eglenelim-mi.html