12 Ağustos 2014 Salı

Yürüdüğüm Sokaklar 7-Ön hazırlıklar ve SHANGHAI / kendime notlarım,alışveriş önerilerim ve bunun gibi şeyler...

Çok mu uzak ? Aslında değil..

Yıllardır hep gitmek istediğim bir yer olan uzak doğuya nihayet bu yaz gittim. Ön hazırlıklardan 
başlayarak gitmek isteyen arkadaşlara kolaylık olsun diye işe
yarar her şeyi paylaşmak istiyorum. Çünkü turla gitmiyorsanız bizim gibi
günlerinizi internetten blog,web sitesi,kaynak arayarak geçiriyorsunuz..ben hem bulduklarımdan
hem yaşadıklarımdan yola çıkarak en net şekilde anlatıcam...zaman kazandırmaya 
çalışacağım,böylece sizde geri kalan vaktinizde yeni bir şey bulur
ve yeni gideceklere yeni bir şey katabilirsiniz :)
ÖN HAZIRLIKLAR
1.Bilet ve güzergah : ikisi birbirini etkiliyor,en uygun bilet gitmek istediğiniz yerler arasında hangisindeyse ordan başlayıp devam edebilirsiniz. biz kuala lumpur,singapur,puket diye başlayıp şangay,hongkong,puket,bankok olarak bitirdik düşünün artık :) gerçi bizimkinde dört kişinin görmek istediği yerler arasında bir denge sağlanması unsuru da vardı..
neyse uzatmayayım ucuz bilet için skyscanner.com ya da airticket.com kullanılabilir. önceden başlayarak arada bir bakın..biz Qatar airways ile uzun uçuşlarımızı yaptık güzeldi.
Bir de şehirler arası kısa uçuşlar var,onları da aynı siteden halledebilirsiniz.
2. Otel ve konaklama :Bu şehrin neresine yakın olmak istediğinize bağlı bir şey. Şehirle ilgili kısa bir araştırma yapıp taksim vari bir yer arayacaksınız ki her şeyin göbeğinde olun. Sonrada booking.com dan bütçenize,keyfinize uygun otel belirleyin.
3.Orada ne yapalım? : İşte bu zaman alan bir şey..tarihi turistik yerler,alışveriş,pazar,ulaşım,gece hayatı vs. bunları gitmeden öğrenmekte fayda var. bunun içinde yerli yabancı blogları ve tripadvisor gibi siteleri baştan sona yorumlarıyla okumak gezinin 3 şartından biri :) ben de bu yolda hizmet vermeye çalışmaktayım sevgili okurlarım :)
  • yaptığınız rezervasyonların çıktılarını alın
  • gezilecek yerlerin listesini ve mümkünse nerede olduklarını belirleyin
  • triposo'dan gitmeden önce gideceğiniz yerlerin haritalarını indirin,sonra internetsiz de çalışıyor..siz bir nokta şeklinde görünüyorsunuz,gideceğiniz yeri yazınca orayı da gösteriyor,sonra haritayı takip et..gayet kolay..bunu üşenmeyin yapın.hatta haritada ulaşım hatları da görünüyor...süper bir şey..
  • ilaçlarınızı,küçük şemsiyenizi,not defteriniz ve kaleminizi unutmayın..dayanıklı yiyecek bir şeyler de götürün derim ben..şahsen zeytin taşımış bir insanım :) yoksa ölürdüm orda :)
  • şampuan tarzı şeyleri seyahat boy alıp götürün..gittikçe yükünüz hafiflesin :)hatta güneş kremini falan ordan alın..
  • çin vizesi alın bir de tabiki shanghai'ya gidecekseniz..hong kong ve tayland için gerekmiyor..
SHANGHAI
Para birimi : Yuan (1 yuan: 3 tl)
hunagpu river'ın böldüğü iki kısımdan oluşuyor.
The Bund ve Pudong New Area(gökdelenler tarafı)
turist information'dan broşurleri alın
otel kartını da yanınızda bulundurun
Geldik eğlenceli kısma :) Doha aktarmalı qatar uçağımız(durup durup yemek yediriyorlar,ve uyku kiti veriyorlar göz bandı,kulak tıkacı ve battaniye gibi) bizi hava alanına bıraktıktan sonra otelimizin bulunduğu Bund bölgesine gitmek üzere yola çıktık. Uçuş bekleme hariç 13 saat civarında sürüyor.
hava alanının içinden tabelaları takip ederek otobüs,taksi,metro ve maglev'e ulaşmak mümkün..Maglev bir prestij treni. tek hatlı. bund'a gitmiyor ama dünyada tek. almanlar yapmış ancak maliyetli
olduğu için kendileri kullanmıyorlar.
çin almış kullanmış.nereye giderse gitsin biz buna binelim dedik :)
tek gidiş: 50 yuan
gidiş dönüş: 80 yuan (şimdilik )

iki farklı hızı var..bazı saatlerde 300 km,bazılarında ise 400 km hızla gidiyor.
bizim şansımıza bu :) içinde  bavul koyma bölümü var.
indiğimiz yerde taksiye bindik ve ilk kazığımızı yedik.bir daha da yemedik :)en gıcık taksiciler burda arkadaşlar. çok zor alıyorlar,durmuyorlar,her şeye mırın kırın...ve kesinlikle faiş fiyatlar teklif ediyorlar.
muhakkak pazarlık yapın. hava alanından binerseniz tarifeleri panolarda yazar.
ama yoldan binince bir de yol yordam bilmeyince zor oluyor.o yüzden muhakkak
taksimetre açtırın .
biz The Bund'da kaldık. Salvo hotel. güzel ve uygun fiyatlı..meşhur caddelerden Nanjing road'a 7-8 dk yürüme mesafesinde.
varışımız yağmurlu oldu..unutmayın bizim yaz mevsimimiz o taraflarda biraz yağışlı bir döneme denk geliyor.

                                               
Nanjing Road : meşhur caddelerden biri bizim bağdat caddesi gibi.bir sürü ara sokağı var.
bir ucu nehre çıkıyor.diğer ucu da baya ilerliyor. zaten meşhur yerlerin çoğu 
birbirine yakın merak etmeyin :)burayı bir iki turluyorsunuz,dükkanlara falan bakıyorsunuz :)
gece indik falan demeyin mutlaka 2-3 saat etrafı gezip caddelerin yerini belirleyin.sabaha kolaylık olur :)
otelin karşısındaki dükkandan hayatımda görmediğim bir meyveyi hemen kaptım.
amcayla iki saat anlaşamadık.shanghai da ingilizceniz bir işe yaramıyor malesef.
bir iki tane deneyeyim diye çabalarken amca bir poşet verdi 5 yuana :) 
yine yarım yamalak anladığım kadarıyla passion fruit imiş bu. ama emin değilim.
adı neyse ne deyin bulduğunuz her değişik meyveyi yiyin :)
oda manzaramız. rezervasyon yaptırırken,üst katlardan oda istediğinizi belirtmeyi unutmayın.
İlk Gün :
panaromik beceremdik biraz yamuk duruyor ama genel hatlarıyla böyle bir yer :)
Şehir bir nehirle bölünüyor demiştim.tarihi olan kısım Bund bir tarafta,gökdelenler diğer tarafta. manzarayı bunddan izliyorsunuz zaten. ilk oraya inip bir yer tespiti yaptık.hemen kenarda yürünecek,oturulacak ve manzara izlenecek ayrı bir bölüm var.merdivenle oraya çıkıp foto falan çekiniyorsunuz. 
hemen alttaki duvar boyunca giderseniz tur şirketlerinin sattıkları şeyleri görüyorsunuz.
cruise turu var (akşam saatlerinde gidilebilir) falan..onları bir inceleyin..
ama bence turlara katılmayın kendiniz dolaşın.
Old Town 
The god city temple
Yu Garden
Tea House
hepsi aynı yerdeler. girişleri biraz sağlı sollu ve geniş bir alan.haritayı
kullanmada fayda var :)
 triposo'dan indirdiğiniz haritadan hemen "the god city temple" ı bulup yolu takip etmeye başlıyorsunuz.
yol gayet eğlenceli gördüğünüz gibi.hediyelik ıvır zıvırlarda var.


dışı böyle. 
giriş 10 yuan.içerisi ise ,


ellerinde tütsü çubuklarıyla böyle eğiliyorlar.o buhar çıkan yerde köz var..çubukların gerisini
oraya bırakıyorlar.

içeride böyle bir heykel var,baya süslü etraf. insanlar önünde böyle 
ibadet ediyorlar.



dekoratif süslemeler,duvar resimleri var. burada biraz takılıp dışarı çıkıyoruz. burası sadece temple.
dışarısı benzer binalarla dolu şehir gibi. heryer alışveriş için turistik eşya dolu.
müthiş pazarlık yapmalısınız.en az 3 de 1 söyleyin.daha
aşağıdan bile başlayabilirsiniz.adam 100 dedi mesela 25 diyeceksin ortalama 35'e anlaşılır :)
hatta annem olsa yanında hediye bile alır ama ben pek becerikli değilim.
o yüzden benim gibilerin kazıklanma olasılığı çok fazla.
bunlar kişisel sunak/tapınak..dileğine göre kurdela bağlıyorsun,bizim ağaçlar gibi :)

globalizm her yerde diye üzülesim geldiydi ama olmasalar aç kalırmışız meğer :)

bunları mı yiyelim yani ne yapalım,faredir,kurbağadır ne ararsan var :)

ama böyle yerler de var :)

geleneksel çaydanlıklar çok güzeeell

dükkanlar,dükkanlar...her yer dükkan dolu. 
tabi biz Yu Garden'a ulaşmak istiyoruz.Yine haritadan takibe devam. Tea House'un da olduğu
bahçenin girişine geliyoruz.
böyle suyun üstünde direklerle köprülerden yürüyerek zig zag çizerek yürüyorsunuz.
tea house
çiçek çayı içmeden olmaz :)
çayın yanına yumurtayla, kuru meyve ve lokumumsu bir şey getirdiler. lokum 
fena değildi :)meyve çok ekşiydi. yumurtayı aklımdan bile geçirmedim :)

hepimizin çayı ayrı ayrı çiçek açtı

ordaki kare bisküviye benzer şeyde az pişmiş mayalı hamur gibi..
Yu Garden 
Giriş 30 yuan. ne eşler var :)
evler,ağaçlar,kayalar ve suyun bileşimi süper bir bahçe.


The Dragon Wall (Ejderha duvarı) duvarın üstü boyunca gidip iki kafa birleşiyor..gezerken
sırtına dokunabilirsiniz :)

Buralar gezildikten sonra biraz da modern hayat diyerek taksiye atlayıp
Oriental Pearl Tower'ı görmeye gidiyoruz.
Burası karşı tarafta o yüzden yürümek imkansız. Ya taksiyle ya da yer altından giden 3D görüntülü
diyerek 50 yuana kaptırdıkları bir kabine biniyorsunuz.
nehrin altında ışıklı ve efektli bir yoldan geçiyor.
giderken taksi, dönüşte Pedestrian Tunnel'dan geçebilirsiniz. Hem de tam karşı sahile çıktığınız ışıkları da
izleyebilirsiniz.
Oriental Pearl Tower'ın girişi çıkacağınız kata göre değişiyor.
En üst kata 220 yuana çıkılıyor.
ışıkları görelim diye de akşam üstü gittik.herkes öyle düşünmüş olacak ki
hayatımda böyle bir kuyruk beklemedim.
sadece turnikeden geçmek için bir saat..sonra her asansör için sayamadığım dakikalarca bekledim.
keşke çıkmasaydım dedirtti.siz yine de çıkın.gerçi sightseeing floor 'a kadar çıksanız da yeter bence:)

tam çekmek çok zor...karşıdan daha güzel çekilebiliyor,genel görüntüde hemen farkedilen bir bina zaten.
en tepedeki yuvarlağa çıkıp ışıklarla ! bezeli gökdelenleri seyrediyorsunuz. en alt katta da
müze ve alışveriş yerleri var..old town'a göre daha ucuz haberiniz ola :)
Son olarak tarihi yerlerden
People's Square kaldı.
Nanjing road'a yakın.yüreyerek gidebilirsiniz.
orda da görebileceğiniz parka bahçe,çiçek böcek ve de bir müze.
bu arada genel bilgi olarak vereyim Çin'de devlet müzeleri ücretsiz.
o yüzden oraya kadar gitmişken gezin :)
People's Square'in orda yer altı alışveriş merkezi var. bir sürü dükkan var..muhakkak bakın.
bu arada her şey yeşil çaylı.kek,dondurma,shake nesini ararsanız var.bunlar bir kaç örneği :)






alışveriş merkezinin tavanı böyle :)
bir de pekin ördeği muhabbeti var..bizim damak tadımıza yakın bir lezzet ancak deriyi ayırıp
rulo yapıp içine turşu falan koyup afiyetle yemenizi bekliyorlar
orası biraz garip :)

gezilmesi gereken bir de su şehirleri vardı ki vakit bulup gidemedik.
burdan inceleyip vaktiniz varsa gidebilirsiniz :)
Gece gezilebilecek mekanlar arasında Xintiadi(sintiyadi) diye bir sokak var. Nevizade gibi.
süper bir yer..akşamları yemek yiyip bir şeyler içilip orada takılınmalı.
Club olarak ise Myst'i önerebilirim. Eğlenceli bir mekan. 
Yine değişik mekanlar Foursquare'den bulunabilir. 
Benden bu kadar :) 3 günde bu kadar gezebildik.
Bebek koleksiyonum için aldığım bebek işte burada
sağdaki çinden:) soldaki hong kong'dan :)
Son tavsiyelerim yürümek iyidir ancak hızlı gezmek için kalabalıksanız taksi en iyisi.
ama taksimetre açtırın:) bir de şemsiyenizi unutmayın..hem güneşe hem yağmura her derde deva :)
mc donalds'a falan da güvenmeyin onların bile tadı farklı. 
subway ve family mart sandwichleri en garantisi.
denediğim bir meyveyi daha unutmadan ekleyeyim..Durian 'ın içinden çıkıyo bunlar.
dışı dikenli,acayip kötü kokan bir meyve. dünyanın en lezzetli meyvelerinden diyorlar ama yalan.tamam 
tadı fena değil ama daha ananası kimse geçemedi :)
tamam tamam BİTTİ.






11 Ağustos 2014 Pazartesi

Mila'dan kartpostal etkinliği :)


son katılım 18/08/2014
Uzun zamandır yoktum,paylaşımları şöyle bir dolaşırken çok güzel bir etkinlik gördüm,
süresi de henüz geçmemiş...Mila'nın Kartpostal Etkinliği :)
 katılımcılar aralarında eşleşip birbirine kartpostal yollayacaklarmış...ben beğendim,katılıyorum..
seven arkadaşları da etkinliğe bekleriz.
Ayrıntılar için: KARTPOSTAL 

16 Temmuz 2014 Çarşamba

"boş koltuk" J.K.Rowling - hakkaten boş bir kitap ,sanırım bitiremeyeceğim


indirime girsin de alayım diye merakla beklediğim "boş koltuk"u d&r dan 5 tl'ye aldım...
J.K.Rowling acaba nasıl bir dünya kurmuş bu sefer diyerekten heyecanla başladım...
ve abartmıyorum hayatımda okuduğum en kötü kitaplar listesinde birinciliği zorlar...
iyi ki en başta 32 tl verip almamışım..
sakın almayın,harcanan kağıda yazık desem ayıp mı etmiş olurum bilmiyorum..kadın tüm hayal gücünü,yazı yeteneğini harry potter serisinde bitirmiş bence...
ilk defa da böyle bir yorum yapıyorum ama
birilerinin sizi uyarması lazımdı sevgili okurlarım!!!

15 Temmuz 2014 Salı

Panait Istrati / Kodin

Panait Istrati 
1884-1935
   Romen yazar Panait,Romanyanın İbrail şehrinde doğmuş bir çok Osmanlı şehrini ve başka birçok yeri gezmiştir. Kendisine Balkanların Gorki'si denmektedir ki ben buna yeni bir şey daha ekliyorum, kendisi ayrıca Balkanların Sait Faik'idir :)
    O kadar sıcak ve içtenler ki,her ikisinin kitaplarını da okuduğumda aynı duyguyu hissediyorum..sıcacık bir his içimi sarıyor,insanların hikayelerine kah gülüyor,kah üzülüyorum ve her şeyden önemlisi onların davranışlarının arkasındaki bataklığı gördükçe insanları ne kadar yanlış tanımış olabileceğimi kavrıyorum. Bu sebeple Sait Faik'i de Panait Istrati'yi de ayrı bir kategoride tutmak lazım..
118 sayfa

    Kodin'i de elime aldığımda kapağındaki adamın resmine şöyle bir baktım. Kim bu? dedim. Hikayesi ne? Kabadayı tipli,komik şapkalı bir adama benzettim ama gerisi gelmedi..İşte Panait'in sırrı bu bence. İnsanları anlamak ve anlatabilmek..bir kitabını elime aldığım zaman acaba kimle tanışacağım ve nasıl bir yaşantıya tanık olacağım diye merak ediyorum..
   Bu kitapta Adrian adlı bir çocuğun tanıma fırsatı bulduğu 3 kişi anlatılıyor. Kodin bunlardan biri..bu üç kişinin ortak özellikleri iyi kalpli olmalarına rağmen farklı sebeplerden diğer insanlara kötü görünmeleri..
sanırım bunu en iyi kitabın son cümleleri özetliyor :
"herkesle kardeş olmak istiyorum ama kimse beni istemiyor. İyi yürekli doğmuş bir adamın iyi kalmasına,hele iyilikten nasibini almayanın sonradan iyi olmasına kimse yardım etmeye yanaşmıyor."
Adrian'ın annesi de o kadar dürüst biridir ki ne zaman oturdukları mahallede bir haksızlık görse oradan taşınır.. insanlar hakkında yaptığı bu tespit ise bence anılmaya değer:
"Her ulus, Allah'a türlü türlü dua eder,ama hepsi O'nu aynı şekilde çiğnerler."
Herkese keyifli okumalar :)


4 Temmuz 2014 Cuma

Uzak doğuya mı gidiyorum ne :)


Hayatım boyunca hep uzak doğuya gitmek istemiştim. nihayet gidebileceğim :)
bilet ve vize işlemlerini hallettik. gezi rotamız "shanghai - hong kong-phuket-bangkok" şeklinde.
araştırmalarımızı yapıp otel konusunda karar vermeye çalışıyoruz şu sıralar :) 
giden arkadaşlar varsa önerilerini beklerim..
şimdiden teşekkürler :)

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Tembellik Hakkı-Paul Lafargue ve çalışma koşulları hakkında bir şeyler..

PAUL LAFARGUE
 Fransız asıllı olan Paul, Küba'da doğmuş sonra da Fransada büyümüştür. Tıp fakültesinde okumuş bir aktivisttir. Hatta Marx'ın beğenisini kazanıp kızı Laura'yı da almıştır :) 
1842-1911
Fotoğrafı da yazdığı kitap Tembellik Hakkı'nı destekler nitelikte bence :)
Bu kitap aslında tembelliği bizim düşündüğümüz miskinlik derecesinde değil bir insanlık hakkı
olarak savunuyor. Fransa'da o dönem çalışma saatleri hükumetçe 13 saate çıkarılmış,
insanlar yolda geçirdikleri zamanla totalde 15 saat çalışmaktalar ve hafta 7 gün olarak değil 10 gün üzerinden değerlendiriliyor. bir düşünün size tatil vermemek için ellerinden geleni yapıyorlar.
hatta baskıyla Paris Başpiskoposu'na kendi bölgesinde birçok dini tatili kaldırtıyorlar.
Dini bile değiştirmeye muktedir bu güç nedir acaba?
Tabiki kapitalizm. 
67 sayfa

Sanayinin,üretime yetişemeyen tüketim sonucu aranan pazarların,bilmem
nereden uydurulan ihtiyaçlarımızın ve bunun sonucunda halen 
küçücük ellerin hiç uğruna hayatını tüketip bize kazandırdıkları bir futbol topu 
değerinde insan hayatının ne kadar anlamsız olduğunu anlatıyor.
bunu yaparken antik çağda çalışmanın kölelikle eş tutulduğundan ve bir gün
mekik dokuyan ellerin yerine bu işi yapacak bir şey gelirse insanların özgür olacağından bahsediyor.
heyhat! 
o makinalar icat edildi ancak artık insan makinalara karşı savaşıyor.daha çok
tatil yapacağımıza daha çok çalışıyor ve iş uğruna mücadele veriyoruz.
oysaki yazarın da tabiriyle biz "tembellik hakkı" için mücadele vermeliydik.
"Yoksul insanlar,halkın rahat ettiği uluslardır;
zengin uluslarda ise halk genelde yoksuldur."
(Destut de Tracy)

AVM'lerdeki tezgahlarda insanların bir çoğu 8.30-22.00 çalışıyor. İşveren yeterince
kazanıp bir başkasını alamıyor..İş bulamayan genç işi bırakıp 
daha iyi koşullarda başka yere geçemiyor.
Çalışma saatleri hala hep örnek aldığımız! avrupa standartlarında değil. İnsanlar
ne zaman yaşıyor ben bilmiyorum. 
off çok canım sıkıldı...Umarım AVM ve dükkanların açılış kapanış saatlerinde
bir düzenleme olur. Yazık insanlara gerçekten yazık..